
Dünya ikiye bölünmüştür,denir Shpongle'ın yapıtları söz konusu olduğunda : Shpongle'ı dinlemiş olanlar ve dinleyecek olanlar.(bakınız:cuk)Evet kesinlikle arkasındayım bu dediğimin.Açıkçası Shpongle ile ilgili bir yazı yazmayı düşünmüyorum fakat bazı geriye dönüşler yaparak 2009 çıkışlı bu albümü daha iyi anlamayı ve anlatmayı planlıyorum.
Saf müziği iliklerime kadar hissetiren ender gruplardandır bu ikili.İnsan ilk dinlediğinde anlam veremez,çözemez.Sanki matematiksel bir denklem çözdüğünü hisseder.Fakat bir yerden bir melodiyle dinleyeni yakalar ve bırakmaz.Alır onu da beraberinde götürür.Her albümünden aynı tadı,aynı keyfi alamasam da 'Tales of the Inexpressible' ile yeri hiçbir zaman değişmeyecek bir yer edindi zihnimde.
2009 yılı sonlarına doğru bir arkadaşımın 'çıkmış ' mesajıyla oldukça heycanlanmama sebep olan ve akabinde hemen edinmeme neden olan albümün adı 'İneffable Mysteries From Shpongeland'.Albümü ilk dinlediğimde,her albümü ilk dinleyişimde olduğu gibi biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirtmek isterim.Fakat bu Shpongle için normal bir durumdur.İlk dinlediğinizde yakalayamazsınız her melodiyi,her enstrümanı.Oysa ki o kadar önemlidir ki o dipte kalmış melodi yada enstrüman.Şarkının bütün sırrı ve güzelliği aslında orada gizlidir.
Albümün açılışı 'Electroplasm' ile oluyor.İyi mi oluyor kötü mü oluyor onu pek kestiremedim ama şarkının süresinin 10 dakikayı aştığını söylemek isterim.Yolda yürürken(kulağımda bu şarkı) kendimi bir korku filminde, 1-2 dakikaya bir katil tarafından kesilmesi muhtemel bir yardımcı oyuncu olarak hissediyorum.Çok etkileyici bir başlangıç olmuş.Aynı tadı nedense Massive Attack 'Angel' dan da almıştım zamanında.Sanırım çok başarılı bir kompozisyon olduğunu söylemekle abartı yapmamış olurum.Devamında ise Shpongle'dan beklenen ve normal bir durum olarak karşıladığım baş döndürücü(yer yer mide bulandırıcı) bir şarkıyla albüm devam ediyor.Şarkı 4. dakika başlarında 'Star Shpongled Banner' adlı şarkıyı anımsatıyor bana.3. şarkıya geldiğimde ise bence albümün en iyi şarkısıyla karşı karşıya kalıyorum.Şarkının ortalarına doğru gelen aksak bateri ritmleri ise şarkıya ayrı bir hava katmış.Albümün en iyi şarkısı sınıfında yarışan diğer bir şarkı ise 'I Am You'.
Albümden kesinlikle 'Tales Of The Inexpressible''daki tadı alamıyorum.Açıkçası dinlediğim yada dinleyeceğim birçok(veya tümü) albümden bu zevki alamayacağıma da eminim.Fakat arayışım devam edecek.
Shpongle'ı sevmemin nedenlerinden birisi de sözlerinden, dinlerken birşey anlayamamam ve çoğunun zaten sözsüz olması.O melodilerle birlikte sizin nereye gideceğiniz ise sizin hayalgücünüze kalmış.Şarkılar, dilerseniz lycralı bir kumaş gibi esneyip,olduğundan daha büyük bir hale geliyor ve bir anda şaheser konumuna yükseliyor veya sönmekte olan ve havada oradan oraya uçan bir balon gibi yok olmaya yüz tutuyor.
Çok önemli not:Dedemin Raja Ram olmasını ya da en azından ucundan da olsa ona benzemesini çok isterdim.Delinin rüyası işte...Hoşçakalın efendim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder